mustafa der ki...

`taksi´ etiketine sahip yazılar

Tümevardım tüm yoktu

31 Aralık 2012 / Mustafa Dokumacı

Hayat

“Meselem” yazıyordu inşaatın duvarında, kimbilir nerede, hangi mahalle arasında. Kesin bir anlamı olmalıydı bu yazının. Sadece o yazının değil, herşeyin bir anlamı olmalıydı benim için. Çünkü ilk yüz bin sorusuna tereddütsüz cevaplar almış küçük bir çocuktum ve henüz sormadıklarımın da öyle açık, öyle net cevapları vardır sanıyordum.

Herşeyin bir anlamı olmalıydı. Yarım kalmış bir cümle miydi bu? “Meselem şudur” yazacaktı da boyası mı bitmişti meçhul failin? Bilemiyordum.

Devamı... (1 yorum)

Arabaya yürümek

17 Ocak 2012 / Mustafa Dokumacı

Hayat

Yapacak bir işin olmadığında hayat çok sıkıcı, küçüklüğümden hatırlıyorum. O kadar sıkıcı ki, bütün bu işleri güçleri sırf canımız sıkılmasın diye uydurmuş olabiliriz. İnsanların maceralara ihtiyacı var ve en güzel maceraların içinde kesin yolculuk geçiyor. Çünkü her yolculuk başlı başına bir macera, özellikle toplu yapıldığında. İşte bu yüzden toplu taşımayı ve toplu taşıma araçlarını seviyorum. Otobüsleri, metroları, tramvayları, metrobüsleri ve vapurları. Taksileri ise hiç sevmiyorum, toplu olmamasından başka, araç olarak bildiğimiz arabaların kullanılması yüzünden sevmiyorum, çünkü arabaların çok kötü bir özelliği var, insanları ikiye ayırıyorlar, hem de çarpmadan. İkiden fazla arkadaş, bir arabaya doğru yürürken hep aynı gerginliği yaşıyorum: Birazdan ikiye ayrılacağız ve ne olduğumuz ortaya çıkacak.

Devamı... (0 yorum)

  • 2 adet yazı bulundu. Toplam 1 sayfa.
  • 1

Arama

Giriş Yapın

Yeni Üye Kayıt | Şifremi Unuttum

ufukta gezinir durur gözlerim
mazide yaşarım dünü özlerim
sansüre takılmış bütün sözlerim
yarın da söylerim hiç değiştirmem

Twitter
Facebook
Linkedin

Kategoriler